İnsanlar tüketirken zevk almak isterler ancak bu zevki sadece yeni şeyler tüketirken hissedebilirler. X kuşağının sık sık bayramlıklarını ilk giyecekleri zamanki heyecanı ve zevki anlattıklarına şahit olmuşunuzdur. Kimse o elbisenin bayramdan sonraki verdiği zevki anlatmaz çünkü artık yeni olana alışmışlardır ve bu adaptasyon artık eskisi kadar zevk vermemektedir. Günümüzde de bunu tüketicilerin sık sık cep telefonu değiştirmesinde görebilirsiniz. Yeni bir şeyi tüketirken hissettiklerimiz sonsuza dek aynı kalmayacaktır.
Yeni olan her şeye karşı bilincimiz gardını düşük tutar. Bir önceki nesiller TV’de reklamlarda gördükleri her şeye inanıyordu. Sonrasında yaşanan deneyimler sonucunda bilincimiz kendi gardını oluşturmaya başladı. Tüketicilerdeki bu adaptasyonu aşmaya çalışan reklamcılar ise bu sefer gerilla pazarlama, ürün yerleştirme, viral pazarlama gibi teknikleri geliştirdiler. Yeni olan her şeye karşı olduğu gibi yine gardımızı düşürmüşlerdi.
Etkinler veya diğer adıyla etkileyiciler bir ürün, hizmet veya markayı keşfettikleri anda bunu ortaya çıkarmaktan büyük keyif alıyorlar. Bu kişiler hiçbir şeyden haberi olmayan çok sayıdaki fazla insana ulaşır ve onları ele geçirir. Yeni bir şeyi keşfetmek ve paylaşmak etkinlere daha fazla mutluluk ve neşe verir. İşte bu yüzden ürünler daha pazara çıkmadan önce markalar etkinlere yönelik çeşitli çalışmalar yaparlar çünkü etkinler ilk kez reklamlarda görünen markayı herkes bildiğini düşünür.
Özetlemek gerekirse özellikle dijital tabanlı markalar (Facebook, Microsoft, Apple) daha iyi bir kullanıcı deneyimi ve konfor sunmanın yanı sıra tüketicilerin adaptasyonundan dolayı düşen zevk barometresini artırmak, bilincimizin gardını düşürmek ve kullanıcıları arasındaki etkinleri keşfetmek için ürünlerinde veya hizmetlerin de yeni versiyon, güncelleme, tasarım vb. değişikliklere giderler.
Fotoğraf: Elisa URSALAS

0 yorum:
Yorum Gönder