0
yorum

26 Aralık 2010

Yenilik Adaptasyon ve Etkinler

İnsanlar tüketirken zevk almak isterler ancak bu zevki sadece yeni şeyler tüketirken hissedebilirler. X kuşağının sık sık bayramlıklarını ilk giyecekleri zamanki heyecanı ve zevki anlattıklarına şahit olmuşunuzdur. Kimse o elbisenin bayramdan sonraki verdiği zevki anlatmaz çünkü artık yeni olana alışmışlardır ve bu adaptasyon artık eskisi kadar zevk vermemektedir. Günümüzde de bunu tüketicilerin sık sık cep telefonu değiştirmesinde görebilirsiniz. Yeni bir şeyi tüketirken hissettiklerimiz sonsuza dek aynı kalmayacaktır.

Yeni olan her şeye karşı bilincimiz gardını düşük tutar. Bir önceki nesiller TV’de reklamlarda gördükleri her şeye inanıyordu. Sonrasında yaşanan deneyimler sonucunda bilincimiz kendi gardını oluşturmaya başladı. Tüketicilerdeki bu adaptasyonu aşmaya çalışan reklamcılar ise bu sefer gerilla pazarlama, ürün yerleştirme, viral pazarlama gibi teknikleri geliştirdiler. Yeni olan her şeye karşı olduğu gibi yine gardımızı düşürmüşlerdi.

Etkinler veya diğer adıyla etkileyiciler bir ürün, hizmet veya markayı keşfettikleri anda bunu ortaya çıkarmaktan büyük keyif alıyorlar. Bu kişiler hiçbir şeyden haberi olmayan çok sayıdaki fazla insana ulaşır ve onları ele geçirir. Yeni bir şeyi keşfetmek ve paylaşmak etkinlere daha fazla mutluluk ve neşe verir. İşte bu yüzden ürünler daha pazara çıkmadan önce markalar etkinlere yönelik çeşitli çalışmalar yaparlar çünkü etkinler ilk kez reklamlarda görünen markayı herkes bildiğini düşünür.

Özetlemek gerekirse özellikle dijital tabanlı markalar (Facebook, Microsoft, Apple) daha iyi bir kullanıcı deneyimi ve konfor sunmanın yanı sıra tüketicilerin adaptasyonundan dolayı düşen zevk barometresini artırmak, bilincimizin gardını düşürmek ve kullanıcıları arasındaki etkinleri keşfetmek için ürünlerinde veya hizmetlerin de yeni versiyon, güncelleme, tasarım vb. değişikliklere giderler.


Fotoğraf: Elisa URSALAS
0
yorum

5 Aralık 2010

Dijital Markanızda Sosyal Etkinlere Yer Açın

Hepimiz dijitaliz, markalar da dijital, insanoğlu topluluk hareketini ve paylaşımını yeniden keşfetmiş gibi hepimizin artık facebook, twitter ve bloglarımız var. Bunları yöneten danışmanlarımız veya çalışanlarımız var. Hakkımızda konuşulan her şeyi raporlayabiliyoruz. Peki sizin dijitalleşmeniz ne ifade ediyor? Ya da kategorinizin dijital markası olarak anılan siz misiniz? Dijital markalarınızda da önemli olan tüketicinizde doğuştan gelen topluluk ve paylaşım butonuna basma zamanı geldi.

Pazarlama yönelimli halkla ilişkiler veya kurumsal iletişimcilerinizin veya sizin adınıza dijital markanızı yönetenlerin yani facebook hayran sayfalarınız, twitter hesaplarınız veya bloglarınızı sizin adınıza yönetenlerin belli amaçlar doğrultusunda hareket ettiği için samimiyet ve güvenirlilik konusunda dezavantaj oluşturduğu çeşitli araştırmalara konu olmuştur.

Dijital marka yöneticileriniz size hayran sayfasızdaki üye sayısı, görünürlük veya kaç “tık” sağladığı konusunda ki raporları çok önemli değil. Önemli olan sosyal ağlarınızda bulunan kişilerin sizin mesajlarınıza ve paylaşımlarınıza verdiği gerçek tepkidir. Dijital markanızda yer alan her kişiye vereceğiniz promosyonlar gerçek değildir. Bunlar sadece raporlarda yer alan üye sayıdır. Çünkü artık tüketiciler katılıma ihtiyaç duymadan bir şeyi temsil edebiliyorlar. Harley tshirt giyen birisinin Harley ile hiçbir ilgisi olmayabilir ama kendini bir Harleyci olarak etiketleyebilir. İnsanların listesinde var olan ama hiç konuşmadıkları arkadaşları gibi olabilirsiniz.

Önemli olan markaların tüketici ile ilişkileri değil önemli olan tüketicilerin marka hakkındaki kendi etkileşimidir. Sosyal ağlarda, sosyal etkinler sizin ağınızın ya da diğer bir adıyla resmi iletişim kanallarınızın dışında hakkınızda daha çok konuşuyorlarsa emin olun ki reklamlardan memnun kalmamışlar zaping yapıyorlardır.

Bırakın, dijital markanızı samimi ve güvenilir sosyal etkinler yönetsin. Merak etmeyin tüketicileriniz rakiplerinize kıyasla sizin hakkınızda iyi görüşler bildireceklerdir. Çünkü siz onların tercih ettiği markasınız. Tüketicileriniz veya kullanıcılarınızın seçimleri duygusal nedenlerle bile olsa sizi seçmelerinin rasyonel nedenlerini bulacaklardır. Neden bunu onların keşfetmesine izin vermiyorsunuz? Neden bu insanların keşiflerini paylaşarak edinecekleri mutluluğu engelleyesiniz ki?

Daha güvenilir ve samimi dijital markalar yaratmak için sosyal etkinlere yer açın. İnsanların paylaşacakları hikayeleri olacaktır.

Fotoğraf: Arnold Souza
 

Copyright © 2010 MGGULCAN Pazarlama Blogu | Pazarlama İpuçları